21 Mayıs 2012 Pazartesi

Ankara'ya göre ayarlanmış radyo gibiyim İstanbul'da . . . hep cızırtılı...

Ankara'ya göre ayarlanmış radyo gibiyim İstanbul'da . . . Hep cızırtılı. . .
Sevmiyorum İstanbul'u , nedense.
Havasını . . .Nemini . . .

puff

19 Mart 2012 Pazartesi

zamanın birinde. . .




zamanın birinde. . . bir kız yaşarmış... 
                                                           diye başlayan bir hikayenin kahramanı olmak isterdim...

hikayenin sonunda bile olsa sevgiliye kavuşma ihtimalini yaşamak vardı...
 . . .

yorgunum sanırım ben. . . bir o kadar da mutlu . . .
isteğim dışında gelişen her şeye umarsız...
sabrım dahilinde oluşan her şeye karşı tutarsız. . .

Ummadığım zamanlarımın ummadığım insanı ,  zamanlar içinde zaman zaman vurup durusun aklıma.

. . .

şu sıralar en sevdiğim şeyleri yapıyorum sevdiklerimle.
yeni insanlar tanıyorum,
dostlar biriktiriyorum kumbaramda...

...

enteresan hayat hikayeleri dinliyorum , yeni uğraşlar...
tanıklık ettiğim hayatlar bir hayli çoğaldı ;)

. . .

herkes için diyebildiğim --yaa ama iyi insan bee !! cümlesi herkesin diline düştü
bana göre herkes iyi insanmış :)

...

hayat bana güzel  . . .

5 Aralık 2011 Pazartesi

teyze oluyoruuuuuuuummmm ;)))


Hem dee ikiz kızların teyzesi oluyoruuum ;)
Maşallah diyelim ;)
İnşallah sağlıklı , hayırlı evlat olurlar :)

Minik kızların bloğu içiiiin ;

11 Kasım 2011 Cuma





Yormak istemiyorum artık kimseyi yorgunum zira!


Kelimeleri yanyana getiresim yok kendimi anlatmak için...

Yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için,


Hiç söylenmemiş sözler duymaya



ve yeniden cümleler kurmaya  ihtiyacım var ,


Yetmiyor bildiklerim... 

8 Kasım 2011 Salı

Her şey olduğu gibi kalsın istiyorum. Ben hep bir sıfır mağlup olayım; sen hep uzak bir hayalden ibaret. Sen olduğun gibi kal. Ulaşılmaz. Dokunulmaz. Koklanılmaz. Ben olduğum gibi. Dünya olduğu gibi. Ruhunun en çirkef, suretinin en çirkin, zihninin en çiğ hallerini biliyorum; hiçbirini gözlerimle görmemiş olsam da. Ne bir mükafat verdin bana ne bir ceza. Ama cennetini de biliyorum, cehennemini de.



“Seni uzaktan seviyorum….” diye düşündü erkek içinden. “Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan…. Ben seni beklentisiz seviyorum. Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan. Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu. Ben belki de senden çok bu sırrı seviyorum.”
Sırrın senden bile güzel çünkü, senden bile özel. Sırrın bir billur kadeh, kırılmasın diye yüreğimde taşıyorum. Sırrın nazenin bir mum alevi, sırf yanmaya devam etsin diye karanlığı gündüze yeğliyorum. Kimse bilmiyor, bilmesi de gerekmiyor. Hem kim ne anlar? Ateş bu, hep düştüğü yeri yakar. Bense ne bir şeyleri değiştirmek peşindeyim, ne bir yere varmak. Ne sahip olmak derdindeyim, ne kendimi kanıtlamak. Her şey olduğu gibi kalsın istiyorum. Ben hep bir sıfır mağlup olayım; sen hep uzak bir hayalden ibaret. Sen olduğun gibi kal. Ulaşılmaz. Dokunulmaz. Koklanılmaz. Ben olduğum gibi. Dünya olduğu gibi. Merkez Efendi’nin dediği gibi, “her şey zaten dengede ve ahenkte, canım efendim. Her şey zaten merkezinde.”
Ben senin ismini tarçın kokulu akide şekeri gibi tutuyorum ağzımda, damağımda, ruhumda. Kaygılarını biliyorum, yalnızlıklarını, kırgınlıklarını ve hırslarını da. Kalbinin ritmini duyuyorum; yanında olmasam, elini tutmasam da. Ruhunun en çirkef, suretinin en çirkin, zihninin en çiğ hallerini biliyorum; hiçbirini gözlerimle görmemiş olsam da. Ne bir mükafat verdin bana ne bir ceza. Ama cennetini de biliyorum, cehennemini de.
Seni olduğun gibi sevdim, tüm günahların ve arızalarınla. Uzaktan sevmenin en güzel yanı bu zaten. Kimseyi değiştirmeye kalkmıyorsun. Her şeyi olduğu gibi kabulleniyorsun. Aynı gökkubbenin altında yaşadığımızı bilmek yetiyor bana. Başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz sema aynı, yıldızlar aynı, dolunay aynı. Bunu bilmek yetiyor bana. Umurumda değil ki nerede uyuyorsun, kimin yanında.
Bacağında şarapnel parçasıyla yaşayan bir asker gibiyim. Etimde yabancı bir madde, kemiğimde bir metal parçası gibi duruyor aşkın bende. Başkası duysa korkar, “aman” der. “Nasıl olur? Böyle de yaşanır mı?” Halbuki ben alıştım. Rahatsız etmiyor beni, onu anladım. Şarapnel ve ben, gül gibi geçiniyoruz, yanyana ama karışmadan birbirimize.

*

“Seni uzaktan seviyorum….” diye geçirdi kadın içinden ve başını çevirdi. Bakmadı bile ondan yana. Bakması gerekmedi.
Ne güzel uzaktan sevmenin rahatlığı, hafifliği, beklentisizliği. Herkesin habire birbirinin hayatı hakkında konuştuğu bu dünyada “biz” diye bir şey olmayınca, hakkımızda konuşacak bir şey de bulamıyorlar ya, ne güzel. Özgürlük işte!
Sen özgürsün. Dilediğin zaman gidersin aklının estiği yöne. Tutsaksın bir o kadar. Mecbursun kendi sorumluluklarına, alışkanlıklarına, hayatına. Yapışmışsın kabuğuna. Hayalimdeki sen gerçek senden daha özgür aslında. Görsen, hayalimdeki seni kıskanırsın.
Seni sevdiğimi söylememekteki ısrarım bu yüzden. Her şey böyle daha duru, daha güzel. Söylesem büyü bozulur. Zaman ağırlaşır, zaman hantallaşır. Doğallık kaybolur, konuşmalar yapaylaşır. Söylesem dünya durur, bir daha hiçbir şey aynı olmaz. Sen değişirsin. Bir başka hal gelir üzerine. Bir beklenti, bir istek, bir kıvanç, gizliden gizliye bir kibir siner bakışlarına. “Aşıklar kibirli olur” demiş şair. Sevdiklerini fethedilmiş bir kale gibi görmeye kalkarlar. Bense hayat boyu susmaya razıyım, o kibiri gözlerinde görmektense.
“Böyle adama
Yaklaşmaz hiçbir güzellik
Doğduğu günden beri kalbinde bir delik,
Almak için bütün sızıları içine.”
Oğuz Atay tanısa, seni anlatmak için söylerdi bunları. Bütün sızıları içine çeken adamsın çünkü. Bir de beni almanı istemem o delik kalbine.

*

Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek….. Uzaktan sevmek en güzelidir bazen.



elif şafak

5 Kasım 2011 Cumartesi

bi'şi dicem

oooff ne çok özledim yazmayı,

Şu sıralar temizlik,
 ev kurma,
yerleştirme,
zenleme çalışmaları içerisindeyiz

Masalımız , beyaz atlı prensin pofiş'ime  yaptığı evlenme teklifi ile hızlanmıştı,



Her şeyleri zelce hazırlayıııp sürprüüüz yapmıştık 



N'olur evet de demişti Serhat ;) 


zaman ne kadar çabuk geçti,

geçen hafta gittik kuzumun evini temizledik,

çeyizini yerleştirdik


Her şey aynı maşallah gibi oldu

Fotoğrafları sizinle paylaşmayı çok isteridim amma 

nazardan çok korkar olduk ;)



Belki sonra****


Şimdilerde ise kına telaşı,

düğün hazırlıkları,



Anlatacağım hepsini sonraaa  ;)










23 Ekim 2011 Pazar





Aşktır ;


 değer verirsin,


 ödün verirsin,


 sevgiden de öte saygı gösterirsin,


 olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin.


 Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.